Güzel grafikler, ders notları, güzel şarkılar, flashlar, yararlı yazılar, resimler, fotoğraflar, yararlı bilgiler, videolar ve daha fazlası bu sayfada...
“Ortaokul yıllarımda arkadaşlarla dersten çıkar çıkmaz, okulumuzun bulunduğu tepeden iner, güzelim gül bahçeleriyle çevrelenmiş evlerin önünden geçerek kıyıya koşardık. Dalgalarla oynarken içimizden biri bağırırdı: ‘Yunuslar geçiyor!’ Sonraları hangi denize baksam, böyle sürü hâlinde geçen yunuslar canlanırdı gözlerimde. Açıklardaki tek bir yunusu fark edip sevinç çığlıkları atanları gördükçe gerçekten çok etkilenirdim. Yıllarca yunusların sürü sürü gözlerimin önünden geçtiğini, zamanın hepimizi, az rastlanan anların son tanıklarına çevirdiğini nasıl anlatabilirdim onlara.”
Okumuş olduğunuz bu metin 2005 ÖSS’de çıkan Türkçe sorularından birinin paragraf kısmı.
Bazen öyle metinler okuyorum ki bu soruları çözerken bunalıma giriyorum. Özellikle de “zaman” ve “yaşlanma” kavramları beni en derinden etkiliyor. Henüz genciz hamdolsun. Ama yaşlanmak eline bastonu almak, yavaş yavaş yürümek; bazen yürüyemeyip duraksayınca bir gölgelik yer aramak demek değil ki…
Her an biraz daha yaşlanıyoruz…
Ve zaman o durmak bilmez eleman…
Felsefe dersinde hocamız: “Zaman maddi bir şey midir? Onu beş duyu organımızla algılayabilir miyiz?” demişti. Muhtelif cevaplar almıştı. Ama zamanla ilgili verdiği örnek beni gerçekten de şaşırtmıştı. Şöyle ki:
“Bir balığa: ‘Deniz var mıdır? Onu görebiliyor musun?” diye sorulsa cevabı muhtemelen ‘Yoktur.’ gibi olumsuz bir şey olacaktır. Tâ ki balık tutulup denizden çıkarılıncaya kadar denizin varlığından emin olamaz. Ona göre deniz yoktur. Yoktur derken zaten her tarafı deniz olduğundan; yaşam alanı olduğundan ve denizden başka hiçbir şey görmediğinden başka şeylere aşina olmadığından denizin varlığı ya da yokluğunu konusunda fikir sahibi olması…”
Tam toparlayarak yazamadım sanırım. Neyse anlamak isteyene bu bile kâfidir. Bu arada sosyal bilimler (sözel çok kıytırık oluyor; bu daha havalı: D ) öğrencisi olmama rağmen epeyce bir geometri sorusu çözdüm. Şekillerle aram iyi. Maşallah maşallah.
Years ago, when I was younger -Yıllar önce, ben gençken I kind a liked, a girl I knew -Bir kızı sevdim She was mine and we were sweet hearts -O(kız) benimdi ve sevgiliydik That was then, but then it's true -Öyleydi, bu doğru I'm in love with a fairytale -Bir peri masalına aşığım Even though it hurts -Canımı yakmasına rağmen Cause I don't care if I lose my mind, -Aklımı kaçırsamda umrumda değil I'm already cursed -Zaten lanetlenmişim ben
Every day we started fighting -Her gün, kavga etmeye başladık Every night we fell in love -Her gece, aşık olduk No one else could make me sadder -Kimse beni üzemez But no one else could lift me high above -Kimse beni göğe çıkaramaz(memnun edemez) I don't know what I was doing -Ne yaptığımı bilmiyorum When suddenly we fell apart -Aniden ayrıldığımız zaman Nowadays I cannot find her -Bugünlerde ona ulaşamıyorum But when I do we'll get a brand new start -Yepyeni bir başlangıç yapmamızı kabul ettiğimde I'm in love with a fairytale -Bir peri masalına aşığım Even though it hurts -Canımı yakmasına rağmen Cause I don't care if I lose my mind, -Aklımı kaçırsamda umrumda değil I'm already cursed -Zaten lanetlenmişim ben
She's a fairytale yeah -O(kız) bir peri masalı Even though it hurts -Canımı yakmasına rağmen cause I don't care if I lose my mind, -Aklımı kaçırsamda umrumda değil I'm already cursed -Zaten lanetlenmişim ben